3 Haziran 2012 tarihinde bir trekking grubu ile İzmit Yuvacık Barajı'nın tepelerinden yürümeye başladığımız parkur bizi Pamukova ilçesinin sevimli köyü Hüseyinli'ye götürdü. Dar sokakların kenarında yükselen taş ve kerpiç evleriyle, ufacık köy meydanında köylülerin tarlalarından toplayıp getirdiği ürünleri sattığı, yaşlı teyzelerin yanında sokakta oynayan çocukların hala varolduğu, zamana direnen, karakterini kaybetmemiş bir köy burası.
Grup liderimizin daha önce anlaştığı şekilde köyün imamı 50 kasa çilek getiriyor biz köye varıca (Evet söylemeyi unuttum, ayrıca da çilek yetiştiren bir köy burası). Sipariş ettiğimiz 2 kasa çileği alıp biz de grubun diğer üyeleriyle beraber geri dönüş için yola koyuluyoruz.
Ve işte maceramız burada başlıyor, 10 kilo çilekle ne yapacağımız bilmeden eşimle beraber eve geliyoruz.
Diyoruz ki reçel yapalım biz bunlardan, kalanını likör yaparız.
Hiç reçel yapmadık daha önce...
Hemen anneler aranıyor, nasıl yapılır bu çilek reçeli?